


Hazırlayan: Bilhan Akkaya
Osmanlı Ordusu; Viyana Kuşatması seferinde ilerlerken ; tedbir amaçlı geride bıraktıkları köylerde bazı yeniçerileri bırakıyormuş. Öncü yeniçeriler fetih için kılıç sallarken geride , köyde tedbir amaçlı kalanlar ; yiyor içiyor , keyifli zaman geçiriyormuş. Sefer başarısız olup ordu dönmek zorunda kalınca, bıraktıkları yeniçerilere haber yollamışlar. Yeniçeriler toplanmış; yalnızca Ali adlı bir yeniçeri bir türlü bulunamamış. Ali orada görünmeyince arkadaşları bırakarak gitmek zorunda kalmış.
Ali kendine geldiğinde birden kılıcını çekip sokaklarda koşmaya başlamış. İnsanların ondan korkmadığını farkettiğinde olanı anlamış. İnsanların hışmından kaçmak için bir kiliseye sığınmış. Kilise bahçesinin bakımını üstlenmesi karşılığında kilisede kalmasına izin verilmiş ve yemek verilmiş. Almanca’yı öğrenen Ali bir gün çarşıya gitmek istediğini söylemiş papaza. Papaz da bunun tek bir yolu olduğunu ‘din değiştirmesi’ gerektiğini söylemiş.
Kilise mezarlığındaki taşta şöyle yazmaktadır: ”Ali Lambacher…” Yani Lambachlı Ali !.. Kilisenin giriş kapısının üstündeki heykelde de bir aziz dikkati çeker. Kalın kaşlı, pala bıyıklı bir ”Aziz”dir bu. Ve elbette Ali’den başkası değildir.
Sunay Akın
