Bir zamanlar bir ülkenin genç, güzel göğüslü, çok çekici bir kraliçesi varmış.
Şövalye Stefan, kraliçenin göğüslerinden gözünü alamıyormuş, en büyük arzusu onlara dokunabilmekmiş, ama bu ilginin ortaya çıkmasının kendisine ölüm getireceğini de biliyormuş.
Bir gün bu sırrını yakın arkadaşı olan, sarayın hekimi Heratiyus ile paylaşmış. Heratiyus bir süre düşündükten sonra, Stefan’a bu hayâlinin gerçekleşmesine yardımcı olabileceğini, fakat karşılığında kendisinden 1000 altın istediğini söylemiş.
Stefan, hekim arkadaşının bu teklifini hemen kabul etmiş.
Hekim Heratiyus kraliçenin hamamda yıkandığı sırada, gizlice hamama girmiş ve kraliçenin sütyenine biraz kaşıntı tozu koymuş. Kraliçe üstünü giyindikten az sonra göğüsleri öyle bir kaşınmaya başlamış ki, kadıncağız kaşınmaktan çıldıracak gibi olmuş. Kral hemen saray hekimini çağırtmış. Hekim Heratyus krala: “Bu kaşıntı sarayda başlayan bir salgındır… Önceden yaptığımız deneylerde bunun panzehirinin sadece ender kişilerin tükürüğünde bulunduğunu farkettik. Bu sarayda ise bir tek şövalye Stefan’ın tükürüğü buna uydu. Eğer iki saat boyunca kraliçenin göğüslerini emerse kaşıntı geçer.” Demiş. Bunun üzerine Kral Stefan’ı çağırtmış. Heratiyus, kaşıntı tozunun panzehirini Stefan’a vermiş ki ağzına doldursun ve emdikçe kaşıntı yavaş yavaş geçsin…
Şövalye tam iki saat boyunca göğüsleri doya doya emmiş ve hayalîne kavuşmuş.
Çıkışta Hekim Heratiyus anlaştıkları 1000 altını talep etmiş, ama Stefan, hekim Heratiyus’un bu konuyu açığa vurmaya cesaret edemeyeceğini bildiği için sözünden caymış ve altınları vermemiş.
Ertesi gün Heratiyus kaşıntı tozundan birazını da kralın donuna koymuş.
Kral hemen Stefan’ı çağırtmış
Kıssadan hisse…
1) Borcunuza sadık olun.
2) DOKTORLARLA UĞRAŞMAYA KALKMAYIN…
