İstanbullulara geçmiş olsun. Geçen seferki olayın ‘süper hücre’ olarak adlandırılmasına içerleyen gerçek bir ‘süper hücre’li fırtına; şiddetli yağmura, iri doluya ve fena bir ‘downburst’e (davnbörst) yol açtı.
Gökgürültülü fırtınaların kaynağı olan yükselici hava hareketleri, fizikteki “momentumun korunumu” kanunu gereği dengelenmek zorundadır; dolayısıyla hava bir yerlerde de aşağı doğru (down) çökecektir. Bu çökme ne kadar dar alana sıkışırsa şiddeti de o kadar fazla olur. İşte bu şiddetli hava çökmesine “Downburst” diyoruz (resim bugüne ait değil, örnek olarak gösteriliyor).
Yere çöken hava aşağı doğru gitmeye devam edemeyeceği için aynı hızla yanlara saçılır. Yani downburst muhtemelen, yer seviyesinde yol açtığı şiddetli yatay rüzgarlarla (straight line winds) iri dolu tanelerini binalara mermi gibi savurdu (şu videodaki gibi: https://www.facebook.com/occursus/videos/vb.567267185/10154539932277186/?type=2&theater). Kadıköy Acıbadem’de bulunan evimizin salonunun camı patlamış ve cam parçaları karşı duvara, koridora kadar saçılmış. Neyse ki içeride kimse yoktu.
Süper hücrelerin oldukça lokal etkileri vardır ve TAM OLARAK nereyi vuracakları, bilimin bugün geldiği nokta itibariyle BİLİNEMEMEKTEDİR. Yani bu süper hücrenin etkileri pekala Silivri-Beylikdüzü ile de sınırlı kalabilirdi… Yine de, bugünkü son GFS model çıktısından hareketle “İstanbul’da risk biraz azaldı” dememiz hataydı, kabul ediyoruz 🙂 Demek ki bu iklim değişikliği koşullarında, ana risk alanına (bugün Trakya idi) bitişik alanlar için de her zaman yaygara koparmak icap ediyor. Hele ki bu mevsimde… Gerçi yaygara yapsak ve sizin mahalleye bir şey olmasa yine bizi gömersiniz, o ayrı.
Hadise ile ilgili daha ayrıntılı bir incelemeyi konunun uzmanı arkadaşımız, hocamız Dr. Abdullah Kahraman (Meteogreen) önümüzdeki günlerde yapacak. Kendisinin bugün Hürriyet gazetesine yaptığı açıklamaları şuradan (https://goo.gl/mMNR13) okuyabilirsiniz.
Tekrar geçmiş olsun.
Dr. Ozan M. Göktürk
Havadelisi.com Genel Müdürü
